Anda Kalmanın Psikolojik Gücü
Zihnimiz çoğu zaman geçmişin gölgeleriyle ya da geleceğin belirsizlikleriyle doludur. Bu yüzden, yaşadığımız anı kaçırırız. Mindfulness, yani bilinçli farkındalık, insanı tam da bu kaybolmuşluktan çıkararak ana davet eder.
Araştırmalar, mindfulness’ın kaygıyı azalttığını, duygusal düzenlemeyi güçlendirdiğini ve zihinsel esnekliği artırdığını göstermektedir (Kabat-Zinn, 1990; Brown & Ryan, 2003). Ancak mindfulness sadece bir gevşeme tekniği değildir; daha çok bir tavırdır. Yargısız, meraklı ve kabul edici bir farkındalıkla, yaşanan deneyime açık kalabilmektir.
Terapötik bağlamda da mindfulness, bireyin kendi içsel süreçleriyle daha şefkatli ve dürüst bir ilişki kurmasına yardımcı olur. Çünkü an, neyi değiştiremeyeceğimizi ve neyi dönüştürebileceğimizi en çıplak haliyle bize gösterir. Ve belki de bu yüzden, anda kalmak yalnızca sakinleşmek değil, aynı zamanda yaşamla daha otantik bir bağ kurmaktır.